Witcher 3: Wild Hunt’ı diğer oyunlardan ayıran şey nedir? Enfes hikaye sunumunun ve oturaklı aksiyon sisteminin yanında bunun en büyük sebebi eğlenceli görev dizaynlarıdır. Hikayeye çok iyi yedirilmiş bu görevler gerek dövüş, gerek araştırma gerekse diyalog seçimleri açısından keyif vermeyi başarıyor. Doğru yerlere konulmuş nesneler, NPC diyalogları, zorlayıcı ama yorucu olmayan bulmacalar ve daha nicesi bu görevleri eğlenceli yapmayı başarıyor. Tabi tüm bunların yanı sıra görevleri eğlenceli kılan en temel şey Witcher’ın kendine has mizah anlayışıdır. Rivialı Ak Kurt’un her zamanki ketum duruşu, çevresindeki olaylara verdiği umursamaz tepkiler ve espriden anlamayışı olayları da daha da komik hale getiriyor.
Tüm bunların sonucunda ise aksiyona bile girmeden eğlenebileceğimiz bir sürü görev ortaya çıkıyor. Bu yazımızda Witcher 3 ve Hearts of Stone’daki aksiyona girmeden eğlendirebilen en eğlenceli on bir görevi derledik. Bazı görevlerde ufaktan aksiyona girilebiliyor ancak görevin asıl odağı olmadığı ya da opsiyonel olduğu için onları da listeye dahil etmekten çekinmedik. Yalnız başlamadan uyaralım bu yazı bolca spoiler barındırmaktadır.
11. Shock Therapy (Şok Tedavisi)

Diyarın her yerinde gwent koleksiyonunu tamamlamaya çalışırken Ard Skellig’te Iorweth kartına sahip bir druidle karşılaşıyoruz. Druid kartı oyun oynayarak değil kendisine bir iyilikte bulunmamız karşılığında vereceğini söylüyor. İstediği iyilik ise şu: 3 yıl önce yaşadığı bir olaydan dolayı dilini yutmuş arkadaşını korkutarak yeniden konuşmasını sağlamak.
Suskun druidi çeşitli sesler çıkartarak, kamp ateşini gizemli bir şekilde söndürerek ve çevredeki arı kovanını kırıp arıları üstüne salarak druidi korkutmaya çalıştığımız görevin sonunda druidi konuşturmayı başarıyoruz. İşin ilginç olan yanı ise suskun druidin konuşmama yemini etmiş oluşu ve arkadaşının bunu bilmesi. Kısacası arkadaşlar arasında yapılan büyük bir eşek şakasında kabak bizim başımızda patlıyor.
10. Face Me If You Dare

Haritada ve günlükte görünmeyen Kanlı Baron’un görevlerini yaptığımız sırada Karga Tüneği’nin kapısında karşılaştığımız ilginç bir görev “Face Me If You Dare”. Şövalyemsi birinin bizi çevirip meydan okumasıyla gelişen görevde şövalyeyi onunla düello yapmayacağıma ikna etmemiz ve ikna edemeyince yenmemiz gerekiyor. Sevdiği kadın için 100 farklı kişiyi yenmeye ant içmiş bu sahte şövalyenin bizi yendikten sonra 99 kişiyi daha yenmesi gerekmesi ve daha ilk hamlemizde korkup kaçması görevi ilginçleştiren kısımlardan sadece birisi. Görevi asıl ilginç yapan şeyse aynı adamın karşımıza iki kez daha çıkıp bu seferlerde ise sevdiği kadının onuruna leke sürdüğümüzü iddia etmesiyle olayların tekrarlanması. İkincide de korkup merhamet dilenmesinin ardından üçüncüde paralı askerler tutup yanımıza gelişi de bu iflah olmaz aptalı artık gerçekten benzetmemiz için bir sebep.
9. Open Sesame! (Açıl Susam Açıl!)

Hearts of Stone’un eğlenceli görevlerinden olan “Açıl Susam Açıl!” içerisinde bir miktar aksiyon barındırsa da bahsedeceğimiz kısım görev serisinin başındaki “Müzayede Evi” kısmı. Olgierd Von Everec’in üç imkansız dileğinden biri olan Maximilian’ın evini ona götürmeye çalışıyoruz bu görevde. Bakın “ev” diyorum. Neyse ki evin bir müzayedede satılacağını ve müzayedede sergilenmesi için bir maketinin yapıldığını öğreniyoruz ve küçük bir ali cengiz oyununa başvurarak evin maketini çalmaya çalışıyoruz. Ne de olsa Olgierd bizden evin gerçeğini getirmemizi istemedi sadece “Evi getir.” dedi. Müzayede evine girerken bankacı cüce dostumuz Vimme Vivaldi ile karşılaşıyoruz. Bu bile görevin çok eğlenceli olacağına bir işaret. Tüm müzayede boyunca bize kredi vermeye ve yaptığımız alışverişlerden aracı ücreti kesmeye çalışıyor. Müzayedede sergilenen eşyaların hepsi oyuna ya da başka eserlere eğlenceli göndermeler yapıyor. Müzayede evinde karşılaştığımız sanatseverin alaycı tavırları ve yaşlı kadının anlattıkları da görevi güzelleştiren detaylar. Özellikle yaşlı kadının Vesemir’in eski aşkı olduğunu öğrenmemiz ve kadının Ves Emir ile yaşadıklarını anlatması görevin en güzel kısmı. Eğer Witcher 3: Wild Hunt’ı bitirmeden (Kaer Morhen Savaşı görevini yapmadan) bu görevi oynuyorsanız Vesemir’in yanına gittiğinizde onunla çok güzel dalga geçebilirsiniz.
8. High Stakes (Yüksek Bahisli Gwent Turnuvası)

Gwentten daha eğlenceli bir şey varsa o da yüksek bahisli gwenttir. Fazla söze gerek yok, güçlü gwent kartlarını bulmak ve biraz para kazanmak için katıldığımız turnuvada oyun boyunca karşılaşabileceğimiz en güçlü rakiplerle karşılaşıyoruz. Turnuva sonunda ise ödülün çalındığını fark edip hırsızı bulmak için turnuvaya katılımcılarını sorguya çekip mekanı araştırıyoruz. Görev sonunda ise ödülün yanı sıra bir de Madam Sasha ile güzel bir gece geçirme şansına sahip oluyoruz.
7. A Dangeorus Game (Ölümcül Bir Oyun)

Gwent eğlenceli olduğu kadar da ölümcüldür. Eski dostumuz Zoltan’ın Dilenciler Kralı’na olan borcunu ödeyebilmek için gwent kartı ticaretine girdiğini ama eline yüzüne bulaştırdığını öğrenmemiz üzerine ona ihtiyacı olan üç değerli gwent kartını bulmakta yardımcı oluyoruz. Ne yazık ki kart sahipleri kartlarını verme taraflısı olmadıkları için kartları almak için türlü yollar deniyoruz. Kart sahibini sarhoş edip almak ve daha fazlasını yaptığımız görev bayağı eğlenceliydi.
6. Cabaret (Kabare)

Yine eski bir dost yine başa alınan bir bela. Dandelion’ın kabareyi istediği hale getirebilmesi için paraya ihtiyacı vardır ve bunun için bize bir çözümle gelir. Dandelion’ın bulduğu çözümden hayır gelmeyeceğini hepimiz zaten bilsek de başka bir yol aramak yerine Dadndelion’ın peşine takılıyoruz. Bulduğu çözüm ise şudur: Eskiden birlikte olduğu zengin bir kadınla birkaç günlüğüne tekrar birlikte olacak ve yardım isteyecektir. Ama bir sorun vardır, kadını habersizce bırakıp gitmiştir ve gönlünü alması gerekmektedir. Burada iş bize düşer: Gece vakti tecavüzcü bir hırsız rolünde kadının önünü kesip Dandelion’ın tahta bir sopayla bizi dövmesine izin vermek.
5. Blood of the Battlefield (Savaş Meydanında Kan)

Evet, biliyorum çok üzücü bir görev aslında. Ama görevin sonunda Ciri’yi neşelendirmek için kartopu savaşı yapmak çok eğlenceli. İnsafsız bir de güçlerini kullanıyor.
4. A Favor for a Friend (Bir Dosta İyilik)

Yine bir dosta iyilik yapıyoruz ama bu seferki biraz farklı. Velen’de yollarımızın Keira Metz ile çakışmasının ardından Keira bizden bir iyilik ister. İstediği iyiliği yaptıktan sonra ise küçük bir şey daha rica eder ve bizi evine çağırır. Taşradaki hayatında, köylülerden ve onların saçma sorunlarından bıkmış; eski şatafatlı ve eğlenceli günlerinin özlemini duyan Keira’nın isteği küçük bir kaçamak yapmaktır. Getirdiğimiz malzemeler yardımıyla Cindirella’nın peri annesinin tarzında bir büyü yaparak kendini bizi şık kıyafetler içerisine, yerdeki fareleriyse at şekline sokar. Ata binip Keira’yı takip edince ormanın içinde çok güzel yemeklere donatılmış bir masaya ulaşırız. Yemekten sonra Keira bir oyun oynamak istediğini söyler: Saklambaç. Keira saklandıktan sonra ormanda onu aramaya koyuluruz. Tabi Keira bizim için başka bir oyun hazırlamıştır. Ormanda önce ayakkabılarını, ardından kıyafetlerini derken en sonunda iç çamaşırını takip ederek gölün kıyısındaki bir yatakta çıplak bir şekilde bizi bekleyen Keira’yı buluruz.
3. It Takes Three to Tango (Tango İçin Üç Kişi Gerekir)

Yennefer mı Triss mi? Neden ikisi birden olmasın. Oyunun oyunculara verdiği en büyük derstir herhalde bu görev. “Bana biri yetmez ikisi de çok datlu” derken birini bile alamamak. Oyunda hem Triss hem de Yennefer ile romantik anlar yaşar ikisine de sahip olmaya çalışırsak açılan bu görevde ikisi birden handa bir oda tuttuklarını ve güzel bir gece yaşamak istediklerini belirtiyorlar. Tabi duru muyuz alıyoruz şarabımızı, hazırlanıyoruz ve yanlarında gidiyoruz. Kapıdaki hoş karşılamanın ardından bizi yatağa götürüyorlar ve yatağa bağlıyorlar. Bunu bir fantezi sanan Geralt ise hiçbir şey yapmıyor ve bağlandıktan sonra Yen ve Triss’in onu orada o halde bırakıp gitmelerini izliyor. Kendini Kurtaramayan Geralt’ı ertesi sabah Dandelion ilişki tavsiyeleri ile kurtarıyor ve tekrar yanlarına gittiğimizde ikisi de yüzümüze bile bakmıyor.
2. No Place like Home (Ev Gibisi Yok)

Witcher 3’ün tartışmasız en eğlenceli görevi olan Ev Gibisi Yok’da çirkin bebeğin gizemini çözmek için Yenneferla birlikte Kaer Morhen’e dönüyoruz. Vesemir’in bebeği bir ayin gerçekleştirmek için dağa götürmesiyle koca kale bir geceliğine bize kalıyor. Biz de liseli gençler gibi “Yaşasın ev boş” diyerek uzun zamandır görmediğimiz arkadaşlarımızla partilemeye başlıyoruz. Ortam Yennefer’ın hoşuna gitmiyor olmalı ki odasına çıkıyor. Onunla gidersek biraz sevişip tekrar arkadaşlarımızın yanına dönüyoruz, gitmezsek ertesi gün çok büyük bir trip bizi bekliyor. Yenneferla olan işlerimizi haletlikten sonra geri dönüyoruz ve asıl eğlence başlıyor. Eski günlerden sohbet, gwent, içki oyunları derken iyice kafayı buluyoruz. Lambert’ın “Hadi Yennfer’ın kıyafetlerini giyip, megoskopunu kullanarak parimize sahireleri de çağıralım.” sözüne uymamızla da Yennefer’dan yediğimiz azar geceyi bitiriyor. İçerisinde hepsini burada yazamayacağım kadar çok espri ve mizahi olay barındıran bu görev kesinlikle sadece izleyerek bile eğlendirebiliyor.
1. Dead Man’s Party (Ölü Adamın Partisi)

Ve bir numarada Hearts of Stone’un efsanevi görevi Ölü Adamın Partisi var. Olgierd’ın bir diğer imkansız dileği ise ölmüş kardeşinin hayatında yaşamadığı kadar güzel bir gün geçirmesidir, ölü kardeşi evet. Bu soruna çözümü ise ölü kardeşin ruhunu kendi bedenimize alarak eğlendirmekte buluyoruz. Tam o döneme denk gelmesi müthiş şans olan Shani’nin arkadaşının düğünü eğlenmek için yeri de ayarlıyor bizim için. Domuzları ahıra sokma, suyun içinden ayakkabıyı çıkartma gibi birçok eğlenceli etkinliğin olduğu düğünde Olgierd’ın kardeşini eğlendirmek için hepsini tek tek yapmaya çalışıyoruz. Ayrıca düğündeki kızlara asılarak kızarlın abileriyle başını belaya sokan konağımızın götünü kurtarmaya çalışmak ve Shani’ye asılmasının önüne geçmek de görevi eğlenceli kılan şeylerden. Gecenin sonundaysa yeniden kendimiz olup Shaniyle ilk oyunda planladığımız hayallerimizi gerçekleştiriyoruz.

Yorum bırakın