1986 yılındaki kuruluşundan beri 17 Akademi, 11 Grammy ve 7 Altın Küre ödülü, toplamda 210 ödül kazanmış, yaptıkları her animasyonla bizi derinden etkilemeyi başarmış animasyon stüdyosunun başarı sırrını hiç merak ettiniz mi? Pixar Stüdyoları’nda öyküleme sanatçısı olan Emma Coats etkili hikayelerinin başarılarını 22 kural ile açıklamış. Gelin bu kurallara hep beraber bakalım.
- Bir karakterin sevilmesinin nedeni, başarılarından çok denemekten vazgeçmemesidir.
- Yazar olarak size eğlenceli geleni değil, dinleyici olan size ilginç geleni anlatın. İkisi çok farklı olabilir.
- Belli bir tema üzerine yazmak önemli olsa da, hikaye sona ermeden o temayı bulmak mümkün olmayabilir. Sona erince mi? Elbette tekrar yazmanız gerekir.
- Bir zamanlar _____ vardı. Her gün, _______ yapardı. Bir gün _______ oldu. Bu yüzden _______. Ve yine bu yüzden, ________. Ve sonunda ________. Sırasını ve temasını kullanın.
- Basitleştirin, odaklanın, karakterleri kombin yapın, yol ayrımlarını es geçin. Değerli eserinizi kaybediyormuş gibi hissedeceksiniz ama bunlar sizi özgürleştirecek.
- Karakteriniz hangi konularda başarılı? Kendini en rahat hissettiği yer neresi? Tam ters köşeye yatırın. Nasıl başa çıkacağını görün.
- Hikayenin orta kısımlarına gelmeden sonunu yazın. Gerçekten sonlar zordur, önceden bunu netleştirirseniz işiniz kolaylaşır.
- Hikayenizi bitirin. Mükemmel olmasa bile… İdeal bir dünyada hikayeler hep mükemmel şekilde sonlanır, ama bu dünyada değil. Bırakın, boş verin, bir dahaki sefere daha iyisini yazın.
- Takıldığınız, ilerleyemediğiniz zaman, hikayede GERÇEKLEŞMEYECEK olan olayları listeleyin. Birçok kez, bu listedeki maddelerden biri sizi tıkanmadan kurtaracaktır.
- Sevdiğiniz hikayeleri bir kenara ayırın. Bu hikayeleri sevmenizin sebebi, içlerinde kendinizden bir parça bulmanızdır; hikayeleri kullanmadan önce o parçayı bulmanız gerekir.
- Yazmaya başlamak aynı zamanda düzeltmeye başlamaktır. Kafanızdaki mükemmel fikir kağıda dökülmeden kalırsa, onu kimseyle paylaşamazsınız.
- Aklınıza gelen ilk fikri eleyin. İkinciyi de, üçüncüyü de, keza dördüncü ve beşinciyi de… Sıradan ve herkesin aklına gelebilecek olanı önünüzden kaldırın. Kendinizi şaşırtın.
- Karakterlerinizin fikirleri olsun. Pasif, yumuşak başlı karakterler yazarken size kolaylık sağlar ama okuyanı fena zehirler.
- Neden BU hikayeyi anlatmak istediğinizi bilin. İçinizde, başka hikayeleri değil de ille bunu yazmanızı isteyen yanınız hangisi? Sebeplerin kökenine inin.
- Eğer yazdığınız karakter siz olsaydınız, böyle bir durumda nasıl davranırdınız? Dürüstlük ve samimiyet inanılması güç durumları inanılır hale getirir.
- Riskler neler? Okurun karakterle kendini özdeşleştirebileceği alanlar yaratın. Karakteriniz başarısız olduğunda nasıl davranır, denemeye ne dersiniz?
- Hiçbir çalışma boşa değildir. Eğer şu an işe yaramayan bir şeyler yazdıysanız, bırakın, başka bir yönde ilerleyin. Bir süre sonra geri dönüp baktığınızda işinize yarayabilir.
- Kendinizi tanıyın: Yapabileceğinizin en iyisiyle “öylesine” yaptığınız arasındaki farkı bilin. Hikaye denemek üzerinedir, vasatı parlatmak üzerine değil.
- Karakterlerin başını belaya sokacak tesadüfler harikadır; onları beladan kurtaracak tesadüfler ise hileden başka bir şey değil.
- Alıştırma: Sevmediğiniz bir filmin yapı taşlarını sökün. SEVECEĞİNİZ bir film yaratmak adına onları nasıl dizerdiniz?
- Hikayedeki durum veya karakterlerle özdeşleşmeniz gerekir, “öylesine” yazamazsınız. “Öylesine” yazmanıza neden olan NE ise onu bulun.
- Hikayenizin özünü çıkartın. En ekonomik, en kısa şekilde nasıl anlatabiliyorsanız, oradan yola çıkın ve geliştirin.

Yorum bırakın