-

NOT: Bu yazıda spoiler yoktur. İyi eğlenceler. NOT: “Friends Dizisi Hakkında Bilinmeyenler” yazımıza da göz atmak isteseniz BURADAN ulaşabilirsiniz. Friends, 1994-2004 yılları arasında yayınlanmış popüler bir sitcom dizidir. Dizi yakın zamanda Netflix’e gelmesiyle beraber yeniden popülerlik kazandı ve aylardır (hâlâ daha) Netflix’de “TOP 10” listesinden düşmedi. Ayrıca Friends: The Reunion adında yaklaşık 1.5 saatlik dizinin özel bölümü de yayınlandı. Bu özel bölüm daha çok oyuncularla soru-cevap, eski rollerin taklitleri gibi dizinden bağımsız olmayan ancak dizi bölümü de denilmeyecek eğlenceli bir toplantı gibi. Ben de biraz araştırma ile dizideki oyuncuları, rollerini ve dizinin kazandığı ödülleri sizler ile paylaşmak istedim. Keyifli okumalar.…
-

Hoş geldiniz efendim, bugün sizlere İskandinav mitolojisinin kötü çocuğu Loki Laufeyson’un Disney+’ta 3 bölümü yayımlanan ve haftada 1 bölüm şeklinde yayımlanmaya devam eden dizisi hakkındaki görüşlerimden bahsedeceğim. Öncelikle Loki kimdir, nedir bunlardan biraz bahsedelim. Loki İskandinav mitolojisinde kurnazlık ve kötülük tanrısı olarak biliniyor fakat her zaman böyle değildi. Çünkü Loki’nin kökeni buz devlerinden geliyor. Tanrılar ve buz devleri arasında geçen bir savaşta Loki tanrılara yardım ediyor ve Odin’le kan kardeşi oluyorlar. Bu olaydan sonra Loki’nin kanına tanrı kanı karıştığı için Loki bir tanrı oluyor. Marvel evreninde Thor’la üvey kardeş gibi gösteriliyor fakat hikayenin aslı böyle. Bu konuyu açıklığa kavuşturduğumuza göre…
-

Hızlıca akıp giden hayat mıydı yoksa zaman mı? Sevdiklerimizi bizden alan, umutlarımızı öksüz bırakan, hayallerimizi bizden uzaklaştıran? Hangisidir her geçen an’ı daha fazla zorlaştıran? Yoksa, zorlaştıran bunca sebep varken bile bizler miyiz? Bizi biz yapan şey, yani insanı insan yapan şey kendi iradesi, kendi duygu ve düşünceleri olan varlıklar olmamızdır. Peki bunca sebep varken, yine de zorlaştıran gerçekten de bizler miyiz? Hemen hemen herkesin geçmişinde yaptığı, beğenmediği ya da şu an olsa yapmayacağı davranışları olmuştur. Bununla iki türlü yüzleşme biçimi vardır; O an öyle doğru geldi ve ben bunu tercih ettim, Keşke öyle yapmasaydım. İlk durumu ele alırsak, eylemi yapan…
-

Beklentiler bizi beklerler, bizden beklenirler. Hayatımızın her anında sürekli istenilenlerin peşinden koşuyoruz. Hayatta belki de yapmak istediğimiz veya kaygı duyduğumuz birçok şeyin aslında kendimiz için değil de, başkalarının beklentileri ve bizden almak istedikleri verimin karşılığı için olduğunu görünce; aslında ne kadar bizim olmayan, ne kadar başkalarına ve onların beklentilerinin oluşturduğu kalıplara özgü bir hayat sürdürdüğümüzü görürüz. Hatta sürdürmek istediğimiz yaşamı dahi, bu adapte edildiğimiz beklentilerin getirdiği, kaynağı bize ait olmayan arzularımıza göre kurgular ve planlarız. Bu sırada kendi yargı ve değerlerimizin bir önemi var mıdır; bu beklentileri karşılamaya çalışırken, kendi değerlerimizi oluşturacak özgürlüğü bile elimizden çoktan alıyorlar mı? …
-

Hepimiz çaresiziz aslında!Her şeyi kontrol ettiğimizi düşünürüz, kendimizi haklı olarak tanımlarız (çünkü bardağın dışından olay tamamen böyle gözükmekte). Uzun bir zaman her şey inanılmaz güzeldir. O güne gelene kadar… Elinden bir şey gelmiyor, bitiksin, yıkıksın artık elinden gelen tek şey olan bitenleri acı bir şekilde izlemek. En güzel görüşlere, muazzam düşüncelere çöpe atılan izmarit kadar değer vermiyorsun. O şeyler şimdi senin kaçış yolun…Uğraşmak zorundasın sevdiklerin için, yorulmak zorundasın kendin için ama sonucunun olmayacağını bildiğin halde. O izmarit parçası için her şeyi yapmaya hazır durumda olacaksın ama o izmarit geldi ve geçti. Kahpe yüreğindeki umut hiçbir zaman azalmamakta. Umut çoğaldığında “acaba…
-

Cıvıl cıvıl öten kuşların, yağan sağanak yağmurların hatta belki sokakta oynayan çocukların seslerinde bile birinden kalıntılar arıyorken bulursunuz bazen kendinizi. Sanki tüm şiirler, şarkılar onun için yazılmıştır, dünya onun rahatsız olmayacağı şekilde, ay ise onun etrafında dönüyordur ya hani. Öyle birini düşünün, en azından kafanızda canlandırmaya çalışın. BİRİ Büyük bir çoğunluğun aklına çoktan “biri” geldi, hatta ben girizgâhımı yaptığımda çoktan gelmişti bile. O aklınıza gelen kişi varya o kişi.. Kim bilir kaç satır yazmışsınızdır onun için, güldüğü şeylere beraber gülmek, ağladığı zaman onunla ağlamak, korktuğu zaman sizde korkmak istersiniz. Heyecanlı olduğu zaman kalbinin atışlarını dinlemek hatta saatlerce gözlerinin içine bakmak..…



