Kış…Soğuk ve karlı günlerin,yerini ılık ve umut dolu bahara bırakması beklenen o çetin,ağır mevsim…
Buğulanmış pencerelerin ardında nasırlı ellerini cama dayamış,karşıda sonsuzmuş gibi uzanan beyazlığın ardından tek bir fısıltı bekleyen analar.Eşinin sevgi dolu yüreğini karşılamak için tüm sabrını kara gömüp bekleyen genç kadınlar.Babalarının kucağında duyduğu mutluluğu özlemle anan evlatlar ve daha niceleri…Niceleri bir sessizliğe gömülmüş,niceleri hüznün acı veren tonunda sevdiklerinden tek kelime duymaya hasret kalmış.Dişlerini bir şeref uğruna,bir vatan uğruna sıkmış bekleyen binlerce insan var o sonsuz beyazlığın ardında.”Bitecek” diyorlar.Ardı kesilmeyen o karlı,soğuk günler de bitecek.Ardından doğacak olan güneşin uğruna milyonlarca can kurban edilecek ama bitecek,bu da bitecek diyorlar.
Bir çocuğun en büyük düşü nedi? İlk düşündüğünüzde,belki aklınıza basit,yaş aralığına göre standart bi kalıba uymuş arzular gelecektir.Belki bir pamuk şeker,belki bir bez bebek diye tahmin edersiniz.Oysa bir çocuğun en büyük düşü,özgür olmaktır.Sokaklarda dilediğince koşmak,yaşıtlarıyla istediği yerde oynamak ve gülmek.Annesinin,çocuğuna bir şey yapacaklar,onu benden alacaklar korkusunu yaşatmadan çocukluğunu yaşayabilmek…Bir çocuğun en büyük düşü,dilediğince çocuk olabilmek…
Çocuğunuzu büyütürsünüz,yıllarca ona bakarsınız,hastalandığında sabahlara kadar uyumayıp başında beklersiniz.Sonra bir gün gelir,çocuğunuzu,canınızı,en değerli varlığınızı,tüm vatan uğruna şehit olmaya yollamanız gerekir.Tüm toprağını karış karış gezdiği her bir köşesinde ayrı bir anısının yattığı o güzel topraklar adına,kendini feda etmesi gerekir.Yıllarca vatanı uğruna savaşmış,yurdu uğruna can vermiş tüm insanların tek arzusu gibi,onlarınki de şehit olmaktır…
Arkalarında belki anneleri,belki babaları,belki eşleri ve çocukları kalmış on binlerce insan vardır vatanın kanlı topraklarında.Kimsesi olmayanlar bile,her ananın duasında,zikrinde ve düşündedir.Arzusu bir olan insanların yüreğindedir her zaman.Sonunu göremediğiniz tipilere rağmen,soğuğa rağmen,kara rağmen kışın ardından gelecek bahara saklarsınız ümdinizi.Tıpkı vatan topraklarında yükselecek olan o güneş gibi.
Oysa bahar,çiçek açmak için karların erimesini bekler.Bir bedel ödemenizi arzular.En güzel renklerini sizinle paylaşmak için şart koşar.Son nefesinize kadar savaşmadıkça,asil kanınızı kutsal vatan toprakları adına akıtmadıkça doğmaz güneş.Binlerce yürek,soğuğun ardında,hala içindeki küçücük umut ışığını söndürmemiş olan insanlar adına savaşır.Özgürlük için,barış için,refah için,bir çocuğun düşünü yaşatabilmek için feda edilmiştir onca hayat.Kalem tutmasını bilmeyen,mektebini yarıda bırakıp cepheye giden,eli silah tutmaya varmayan veya tutamayacak kadar yaşlı olan,küçük büyük herkesin tek dileği,uğruna kan akıttıkları özgürlüğün,tüm yüreklerde yer bulmasıdır.
Ama bir gün elbet kış biter,bahar gelir.Eriyen karların ardından bir adam belirir.Gök mavisi gözleri,ardında bıraktığı güneş gibi sarı saçları ve elinde kan kırmızı bir Türk bayrağı.Tüm mevsim beklediğiniz özgürlüğü getirir size.Tuttuğu bayraktaki canları,feda edilen kanları gösterir.Ardında yükselen güneşi nasıl getirdiğini gösterir.Özgürlük uğruna verilmiş hayalleri,son bulmuş hayatları gösterir.Size bir “Cumhuriyetin” nasıl doğduğunu gösterir.
Karlara gömülen binlerce hayatın,baharın getirdiği sevinçle dışarda özgürce oynayan bir çocuğun yüzündeki tebessümle sebebiyet verdiğini anlayınca fark ediyor insan,edilen onca duanın,söylenen onca sözün kıymetini.Yetiştirilen onca evladın değerini o zaman anlıyor.Ve o zaman anlıyor ki insan,elbet bir gün kışın bitip baharın geleceğini.

Yorum bırakın