Futbolseverlerin işitmekten yorulduğu, sevmeyenlerin ise sürekli dillerinden düşürmediği o meşhur klişeyi konuşacağız bugün. Son zamanlarda Dolar’ın 8, Euro’nun ise 9’a dayanması ile daha sık ve daha yüksek sesle duymaya başladığımız bir klişe. Ünlü futbolcuların milyon dolarlar kazandığı bu devirde “millet cebini dolduruyor, sana getirisi ne”, “22 adam bir topun peşinden koşuyor sana ne oluyor” diye eklenen bir klişe. Benim merak ettiğim bir şey var aslında, peki ya nedir bu dolu iş?
Yaşamak, nefes almak dolu bir iş midir sizce?
Dolu bir iştir tabiki, işin sonunda ölmek vardır. Bir gün öleceğimizi bilerek, bir gün ölmek için yaşarız. Öldüğümüz zaman arkamızda dolu bir şeyler bırakmak için yaşarız. Ölmek bu hayattaki en dolu iştir. Peki ya ölüm olmasaydı, yani hiç ölmeyecek gibi yaşasaydık çok anlamsız olmaz mıydı hayatlarımız, çok boş bir iş olmaz mıydı yaşamak?
Peki ya kazanmak, dolu bir iş midir ?
Dolu bir iştir tabiki, çünkü seçenekler arasında kaybetmekte vardır. Kaybetmek, kazanmayı anlamlı kılandır. Tıpkı ölümün yaşamı anlamlı kıldığı gibi.
Futbol, boş bir iş midir peki?
Benim cevabım evet, şayet seçenekleriniz arasında kaybetmek yoksa. Futbol boş bir iştir hep kazanıyorsanız ama seçenekler arasında kaybetmek var hem de hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar çok var. İşte futbol boş bir iştir klişesini söyleyenlerin anlayamadığı veya ıskaladığı nokta tam olarak bu, kaybetmek. Tekrar tekrar, defalarca, üst üste kaybetmek. Tam toparlanıyorum bu kez olacak galiba derken tekrar kaybetmek. Tam üniversiteyi bitirdim, mezun oldum derken iş bulamamak, sonra bir kez olsun kazanmak. Sayısı öyle az olan kazançla mutlu olmak, yetinmeyi öğrenmek ya da sürekli kazanırken bir şok yaşayıp birden bire kaybetmek.
Bu oyunun dünya üzerindeki en az kestirilebilir spor dalı olması, tahmin edilemez olması, süprizlerle dolu olması tanıdık geldi değil mi? Tıpkı hayat gibi değil mi..
Şimdi tekrar soruyorum; FUTBOL BOŞ BİR İŞ MİDİR?
Henüz kaybetmediyseniz futbol boş bir iştir. Mağlubiyetlere, kaçan galibiyetlere, kaçan kupalara üzülmediyseniz evet futbol boş bir iştir. Henüz kaybetmenin anlamını anlamadıysanız ve hep kazanıyorsanız zaten her şey boş iştir. Kaybedişlerinize sahip çıkın ve onların değerini çok iyi bilin. Çünkü kazandığınız gün size bunun ne kadar mühim olduğunu kulağınıza kaybedişiniz fısıldayacak. Eğer istediğiniz her şeyi alabiliyor olsaydınız, satın aldığınız bir şeyin anlamı olur muydu? Aylarca para biriktirip alsaydınız onun uğruna emek harcamış olsaydınız daha anlamlı olmaz mıydı sizin için, gözünüz gibi bakmaz mıydınız ona?
Üzülmemiş olsak bu kadar sever miydik bu oyunu?
Uğruna gözyaşı dökmemiş olsak bu kadar anlamlı olur muydu galibiyetler? Hiç kaybetmemiş olsak mutluluktan havalara uçurur muydu bizi kalkan kupalar?
Alt lige düştüğünde bile takımlarını yalnız bırakmayan, ıssız kuytu köşelerden “AND OLSUN Kİ DÖNECEĞİZ” diyenler için; futbol umudun ta kendisidir.
Şampiyonluk sayısı olarak yıllarca rakiplerinin gölgesinde kalan ama yine de “BU SEVDADAN VAZGEÇERSEK ALLAH BELAMIZI VERSİN” diyenler için; futbol azmin ta kendisidir.
14 yıl boyunca hiç şampiyon olmamalarına rağmen “SENİ SEVMEYEN ÖLSÜN” diyenler için; futbol sabrın ta kendisidir.
Başkanları hapse girdiğinde bile armaya sırtını dönmeyen “DARAĞACINDA OLSAK BİLE SON SÖZÜMÜZ FENERBAHÇE” diyenler için; futbol ilk duruşun ta kendisidir.
Siz kazanmaya hasta olanlar için, futbol boş bir iştir. Vel hasıl sizin hayatlarınız da boştur ama biz kaybetmeyi göze almış olanlar için; futbol hayatın ta kendisidir.

Yorum bırakın